KUTLU İZDİVAÇ – 1 Zilhicce

1 Zilhicce 

Hz Ali aleyhisselam ile Hz Fatime selamullahi aleyna’nın mübarek evlilikleri.

 

İmam Sadık aleyhisselam şöyle buyuruyor:

“Allah, Hz Ali -aleyhisselam-’ı yaratmış olmasaydı yer yüzünde Hz Fatime -selamullahi aleyha-’ya eş olacak kimse olmayacaktı.

KUTLU İZDİVAÇ

Hz. Ali -aleyhisselam- ve Hz. Fatime -selamullahi aleyha-‘nın Evlilikleri

Hicretin ikinci yılında zilhicce ayının birinci gününde dünyanın iki en yüce şahsiyeti, hayatlarını birleştirdiler. 

Ali -aleyhisselam- ve Fatime -selamullahi aleyha-‘nın Evlenmelerinin Gökten Emredilmiş Olması

İbn Ebi’l-Hadid şöyle der: “Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve alih) Ali -aleyhisselam-‘yi  Fatime -selamullahi aleyha- ile evlendirmesi, Allah’ın gökte meleklerin şahitliğinde Ali -aleyhisselam-‘yi  Fatime -selamullahi aleyha- ile evlendirmesinden sonra gerçekleşmiştir.”[1]

Cabir b. Abdullah’ın şöyle dediği rivayet edilir: ” Resulullah -sallallahu aleyhi ve Ali -aleyhisselam- Fatime -selamullahi aleyha-‘yı Ali -aleyhisselam-  ile evlendirdiği zaman, Allah onları Arş’ının üzerinde evlendirmişti.”[2]

İmam Muhammed Bâkır’dan –aleyhisselam-  şöyle rivayet edilir: ” Resulullah -sallallahu aleyhi ve Ali -aleyhisselam- şöyle buyurmuştur:

Ben ancak sizin gibi bir insanım. Sizin aranızda evlenirim ve sizleri evlendiririm. Ama Fatime -selamullahi aleyha-  hariç. Onun evlenmesi gökten gelen vahiyle olmuştur.”[3]

 

Nikâh Akdi

Enes anlatıyor:  Resulullah -sallallahu aleyhi ve Ali -aleyhisselam-h-‘ın  yanında oturduğum bir sırada, vahiy geldiği sıralardaki baygınlık hâli gerçekleşti. Kendine gelince şöyle dedi: “Ey Enes! Cebrail’in, Arş’ın sahibinden bana ne getirdiğini biliyor musun?” Dedim ki: “Allah ve Resulü daha iyi bilir. Anam-babam sana feda olsun. Cebrail ne getirdi?” Buyurdu ki: “Allah bana Fatime -selamullahi aleyha-‘yı Ali -aleyhisselam- ile evlendirmemi emretti. Git, muhacirleri ve ensarı bana çağır.” Gidip muhacirleri ve ensarı çağırdım. Herkes oturduktan sonra Hz. Peygamber  şöyle dedi: “Nimetlerinden dolayı hamdedilen, kudretinden dolayı ibadet edilen, saltanatından dolayı itaat edilen, katındaki nimetlerden dolayı arzu edilen, azabından dolayı sakınılan, yerinde ve göğünde emirleri yürürlükte olan, mahlukatı kudretiyle yaratan, hükümleriyle onları birbirinden ayrı ve farklı kılan, diniyle onları aziz yapan, peygamberi Muhammed’le onlara lütufta bulunan Allah’a hamdolsun. Hiç şüphesiz Allah, evlilik yoluyla gerçekleşen akrabalığı nesebin devamının vesilesi ve akrabalığın bir çeşidi kılmıştır. Allah’ın emri kazâsına uygun gerçekleşir, kazâsı ise kaderine dayanır. Her takdirin de bir süresi vardır. Ve her süre de yazılmıştır: ‘Allah dilediğini siler, dilediğini de yerinde bırakır. Ana kitap O’nun katındadır.’ Haberiniz olsun! Allah bana Fatime -selamullahi aleyha-‘yı Ali -aleyhisselam- ile evlendirmemi emretti. Eğer Ali -aleyhisselam- buna razı olursa, benim onu dört yüz mıskal gümüş karşılığında Fatime -selamullahi aleyha- ile evlendirdiğime şahit olun.”

Ali -aleyhisselam- orada yoktu.  Resulullah -sallallahu aleyhi ve Ali -aleyhisselam- onu bir iş için bir yere göndermişti. Sonra  Resulullah -sallallahu aleyhi ve Ali -aleyhisselam- içinde taze hurma bulunan bir tabak getirmelerini emretti. Tabağı önümüze koydu, “Yiyin.” dedi. Biz taze hurmaları yerken Ali -aleyhisselam-  çıkageldi.  Resulullah -sallallahu aleyhi ve Ali -aleyhisselam- ona bakıp gülümsedi, sonra şöyle dedi:

“Ey Ali -aleyhisselam-! Allah bana, Fatime -selamullahi aleyha-‘yı seninle evlendirmemi emretti. Onu, eğer kabul edersen, dört yüz mıskal gümüş karşılığında seninle evlendirdim.” Ali -aleyhisselam- şöyle dedi: “Razıyım, ya Resulallah!” Sonra Ali -aleyhisselam- bir kenara çekilip Allah için şükür secdesine kapandı. Ardından şöyle dedi: “Beni, mahlukatın en hayırlısı  Resulullah -sallallahu aleyhi ve Ali -aleyhisselam-h- Muhammed’e sevdiren Allah’a hamdolsun.”  Resulullah -sallallahu aleyhi ve Ali -aleyhisselam- da şöyle buyurdu:

“Allah ikinize bereket versin. Sizi bereketli kılsın ve size mutluluk versin. Sizden çok sayıda tertemiz nesiller meydana getirsin.”

 

Enes der ki: “Allah’a yemin ederim ki, Allah, onlardan çok sayıda tertemiz nesiller meydana getirdi.”[4]

 

Hz. Ali -aleyhisselam-’nin Hz. Fatime -selamullahi aleyha-’yi İstemesi

 

Zahhak bin Mezahim, Hz. Ali -aleyhisselam-’den onun şöyle buyurduğunu naklediyor:

Ashaptan bazıları benim yanıma gelerek şöyle dediler:

“Peygamber (sallallahu aleyhi ve alih)’in huzuruna varıp Fatime -selamullahi aleyha- hakkında O’nunla konuşsan ne olur?…”

Ben Peygamber (sallallahu aleyhi ve alih)’in huzuruna gittim, beni gördüklerinde gülümseyip şöyle buyurdular: “Ya Ebe’l Hasan! Niçin gelmişsin? Ne istiyorsun?”

Ben akrabalığımızdan, ilk müslüman olmamdan ve onun yanındaki cihatlarımdan söz ettim.

Resulullah -sallallahu aleyhi ve Ali -aleyhisselam- buyurdular ki: “Doğru söyledin, söylediğinden bile daha üstünsün.”

Bunun üzerine: “Ya  Resulullah -sallallahu aleyhi ve Ali -aleyhisselam–! Fatime -selamullahi aleyha-’nin bana eş olmasını kabul ediyor musunuz?” diye arz etim.

Resulullah -sallallahu aleyhi ve Ali -aleyhisselam- buyurdular ki:

“Ya Ali -aleyhisselam- ! Senden önce de Fatime -selamullahi aleyha-’yi istemeğe geldiler, mevzuyu Fatime -selamullahi aleyha-’ye söylediğimde yüzünden razı olmadığı okunuyordu. Şimdi sen burada bekle, ben tekrar döneceğim.”

Resulullah -sallallahu aleyhi ve Ali -aleyhisselam- Fatime -selamullahi aleyha-’nin yanına gittiğinde, Fatime -selamullahi aleyha- (babasını görünce) hemen yerinden kalkıp Hazretin abasını omzundan aldı, ayakkabısını çıkardı, ayaklarını yıkaması için su getirdi ve ayaklarını yıkadıktan sonra geçip kendi yerinde oturdu.

Sonra  Resulullah -sallallahu aleyhi ve Ali -aleyhisselam- ona şöyle buyurdu:

“Ali -aleyhisselam- bin Ebu TAli -aleyhisselam-b öyle bir kimsedir ki, sen onun akrabalık, fazilet ve İslamiyetinden iyice haberdarsın, ben de Allah’dan istemiştim ki onu kendi katında en iyi ve sevimli birisiyle seni evlendirsin, şimdi o seni istemek için gelmiştir.”

Bu esnada Fatime -selamullahi aleyha- sustu ve yüzünü geri çevirmedi.  Resulullah -sallallahu aleyhi ve Ali -aleyhisselam- Fatime -selamullahi aleyha-’nin yüzünden herhangi bir rahatsızlık (razı olmamak eseri) hissetmediğini görünce yerinden kalkıp: “Allah-u Ekber ! Fatime -selamullahi aleyha-’nin susması onun razı olduğunun nişanesidir.”buyurdular.

Sonra Cebrail  Resulullah -sallallahu aleyhi ve Ali -aleyhisselam-h-’ın yanına gelip şöyle dedi: “Ey Muhammed! Fatime -selamullahi aleyha-’yi Ali -aleyhisselam-’yle nikahla! Allah Teala, Fatime -selamullahi aleyha-’yi Ali -aleyhisselam- için, Ali -aleyhisselam-’yi de Fatime -selamullahi aleyha- için beğenmiştir.”

İşte böylece Peygamber  Fatime -selamullahi aleyha-’yi benimle evlendirdi. Sonra  Resulullah -sallallahu aleyhi ve Ali -aleyhisselam- benim yanıma gelip elimi tutarak şöyle buyurdular: “Allah’ın adıyla kalk ve şöyle de: “Ala bereketin vema şaallah’u, la havle illa billahi tevekkeltu aleyhi”

 

(Bereket üzere, Allah’ın isteği üzerine, güçler ancak Allah iledir, Allah’a tevekkül ettim.)

Sonra beni Fatime -selamullahi aleyha-’nin yanına götürüp şöyle dediler: “Allah’ım! Bu ikisi, yaratıklarının benim yanımda en sevimli olanlarıdırlar, onları sev, evlatlarını çok bereketli et, kendi tarafından onlara bir muhafız kıl, ben onların her ikisini ve evlatlarını kovulmuş şeytanın şerrinden sana emanet ediyorum.”[ Bihar’ul-Envar, c. 43, s. 93.]

 

Hz Ali -aleyhisselam- Ve Hz Fatime -selamullahi aleyha-’nın Evliliği

Hicretin ikinci yılında zilhicce ayının birinci gününde dünyanın iki en yüce şahsiyeti, hayatlarını birleştirdiler.

Birçok kişi Peygamberin kızıyla evlenmek istiyordu, Arap büyüklerinden birkaç kişi de, Hz Fatime -selamullahi aleyha-’yı babasından istemişti ancak Hz Fatime -selamullahi aleyha-’nın değer yargıları diğer insanlardan çok farklı olduğu için bu kişilerin hiçbirisini kabul etmemişti.

Hz Fatime -selamullahi aleyha-, ancak kendisi gibi yüce bir iman ve seçkin bir ahlaka sahip, birisiyle evlenebilirdi, böyle birisi de Hz Ali -aleyhisselam-’den başkası olamazdı.

Hz Ali -aleyhisselam-,  Resulullah -sallallahu aleyhi ve Ali -aleyhisselam-h-’tan kızını istediğinde, Peygamber efendimiz Hz Fatime -selamullahi aleyha-’ya dönerek bu konudaki düşüncesini sordu ve Hz Fatime -selamullahi aleyha- da susarak olumlu düşündüğünü ifade etti.

Hz Fatime -selamullahi aleyha- görünürde kılıcından başka bir şeyi olmayan bir yiğitle evlendi ama aslında bütün iyiliklerin efendisiyle, bütün güzelliklerin önderiyle hayatını birleştirdi.

 

         Resulullah -sallallahu aleyhi ve Ali -aleyhisselam-h- ve iş paylaşımı

 

Hz Ali -aleyhisselam- ve Hz Fatime -selamullahi aleyha- evlendikten sonra Peygamber efendimiz, evin içindeki işleri Hz Fatime -selamullahi aleyha-’ya, dışındaki işleri ise Hz Ali -aleyhisselam-’ye verdi ve Hz Fatime -selamullahi aleyha- işlerin bu şekilde bölünmesinden çok sevinerek şöyle buyurdu:  Resulullah -sallallahu aleyhi ve Ali -aleyhisselam-h-’ın, beni, dışarıda yabancı erkeklerle karşı karşıya getirecek olan işlerden uzak tutması beni çok sevindirdi.

 

 

 

[1]- Şerh-u Nehci’l-Belâğa 9/193; farklı bir açıklamayla Zehairu’l-Ukba, s. 40-41.

 

[2]- Biharu’l-Envar, 43/142.

 

[3]- Biharu’l-Envar, 43/145.

 

[4]- Kifayetu’t-TAli -aleyhisselam-b, bab: 78, s.298; el-Menakıb, 3/351, Hz. Fatime -selamullahi aleyha-‘nın evliliği bölümü; Keşfü’l-Gumme, 1/348-349; Zehairu’l-Ukba, s.41.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*